1Q84 - Haruki Murakami
Merhabalar,* bugün burada toplandık çünkü ben Murakami hakkında sinir olduğum her şeyi sıralamak istiyorum. Tabi bundan önce belirtmekte fayda var, ben kendisinin niteliksiz bir yazar olduğunu düşünmüyorum. Bence yazmayı biliyor ve güzel de bir üslubu var ama ne yazık ki kadınların iç dünyasından hiç anlamadığı gibi bazı fetişlerini olduğunu ve kadınları tek başına bir insan olarak göremediğini düşünüyorum. Mesela bir kadının memelerinden bahsetmezse onu eksik tanıtmış olacağını düşünüyor. Bunun da yanında kadın karakterlerin cinselliklerini her seferinde çok tuhaf yazıyor. Örneklerine birazdan geleceğim. Henüz yalnızca birinci kitabını okudum o nedenle örnekler tamamen ilk kitaptan.
Öncelikle söylemek isterim ki kitapta adı geçen tüm kadın karakterlerinin meme boyutlarını biliyoruz. Bundan itinayla bahsetmeyi asla unutmuyor Murakami. Kitabın bölümleri bir Aomame'nin bakış açısından bir de Tengo'nun bakış açısından anlatılıyor bu ikisi bizim baş karakterlerimiz. Aomame acil çıkış noktasından indiğinden beri yeni bir gerçekliğe adım attığına inanıyor ve bu gerçekliğe de 1Q84 adını veriyor.
Murakamiye ne kadar sinir olduğumu size biraz daha anlatmak isterim. Aomame çok güzel bir kız ama giyinmeyi takı takmayı bilmiyor. Bunu zorla öğrenmesi gerekmiş ve gerektiğinde giyebilmek için belli başlı setleri var (çocukluğundaki yaşayış tarzından dolayı bu kısmı anlaşılabilir) Ama yazar bize kadının giyinme ve makyaj işini yalnızca işi sırasında ve tek gecelik seks partneri aradığı sırada yaptığını belirtmeden geçemiyor. Çünkü o böyle şeyleri sevecek bir kadın değil tabi ki, onun için hiç önemli değil böyle şeyler. Peki bu gencecik ve pek güzel kadının nasıl erkeklerden hoşlandığını da öğrenmek ister misiniz? Orta yaşlı, yarı kel ve kafasının şekli güzel olan erkeklerden; bunun Murakami'nin genç kadınlarla birlikte olmak istemesi ve fetişleriyle ilgisi var mı, tabi ki de yok! Dahası bu kadın hayatında tek bir kişiyi sevmiş o da 10 yaşındayken bir kez elini tuttuğu çocuk. Onu da arayıp bulmamaya karar vermiş çünkü kaderlerinde varsa zaten buluşurlarmış.
Yine bir Japon klasiği olarak kadın karakterimiz ne kadar özgüvenli ne kadar açık sözlü ve çekinmeyen biriyse erkek karakterimiz de bunun tersi tabi ki. Sorun çıkarmayı sevmeyen biraz ezik ama çok zeki bir karakter Tengo. Ama tabi ki o da düzenli seks yapıyor çünkü evli bir kadınla ilişkisi var (tabi ki onun meme boyutunu da biliyoruz). Tengo annesini hiç tanımıyor ama 2 yaşından kalma bir anısı var annesiyle ilgili ve bildiniz tabi ki o da annesinin memesiyle ilgili! Ve dahası bu anıyı sevgilisiyle canlandırıp zevkten dört köşe oluyor! Tengo Fukaeri'nin (17 yaşında bir kız) kitabını yeniden yazıyor bir yarışmaya sokabilmeleri için. Bu arada size açıklamakta da fayda var Fukaeri zamanında birtakım travmalara maruz kalmış bu nedenle de yaşıtları gibi davranmıyor ve de yaşıtları gibi konuşmuyor. Ama her ne kadar bu bize Fukaeri biraz çocuksuymuş gibi düşündürse de yazar bunu reddediyor onun yerine sosyal normlardan arındığı için kendi memeleri hakkında yapılan yorumu objektif olarak değerlendirip aynen tekrar ettiğini gösteriyor bize sadece. Tengo bu kızla ilk tanıştığında ne düşünüyor dersiniz. Ne kadar güzel olduğunu ve tabi ki memelerini düşünüyor. Daha sonra başka bir karakter de (ki o Tengo'dan da büyük) Fukaerinin poğaça gibi ve güzel şekilli memelerinden bahsediyor. Çocuk gibi davranıp, tek olayı kitap yazması ve travmatik geçmişi olan kızın memelerinden bahsediyorlar oturup.
İki yakın 'liseli' kız arkadaşın öylesine bir gün birbirlerinin vücutlarını incelemeleri ve tabi ki vücutlarının bize detaylı tarif ettiğini ve bunun hikayeye hiçbir şey katmadığını da ayrıca belirtmek isterim. Zaten Aomame sonradan yok yok ben asla lezbiyen değilim diye de belirtiyor. O zaman bize bunu neden anlattın MURAKAMİ AMCA??
Toplumdan ayrılan bir grup insanın kendilerine katılacakları seçerken belirlediği kriterleri saydıktan sonra " Kadın-erkek oranını yarı yarıya tutmak istediklerinden kadınları da kabul ediyorlardı." demesi. Çünkü kadınların o kriterleri karşılama imkanı yok tabi bir de başka neden kadın istesinler ki, Erkeklere evlenecek biri çıksın diye mecburen kadınları da kabul ediyorlar tabi.
"Her şiddetli seks sonrasında, sabah vücudunda hissettiği şeyler belinden aşağı kısmında hafif de olsa varlığını sürdürüyordu. Vücudunun en uç noktalarına kadar tırmalanmış gibi bir his veren o tatlı halsizlik" yaptığını bile hatırlamadığı seks hakkında ertesi sabah fikirleri bunlar. Hadi len ordan.
Yine Murakaminin tek elle yazmış olduğu bir paragrafı paylaşıyorum sizinle " Ona kalırsa memeleri yeterince büyük değildi ve üstüne üstlük iki memesi arasında farklılık vardı. Apış arası tüyleri piyade birliğinin postalları altında ezilmiş çayırı andırıyordu. Vücuduna her bakışında, yüzünü buruşturmadan edemezdi. Fakat yine de bu vücutta yağdan eser yoktu. Parmakları arasında tutabileceği kadar bile fazlalık yoktu." Dünyanın en güzel kadınını tarif et ama yine de kendini beğenmesin. Klasik erkek fantazisi. Dünyaya bu kadar profelyonel bir gözle bakan ve bu kadar becerikli bir kadın neden kendini beğenmesin sormayı ayıp? Cevap tabi ki Murakami sapık olduğu için.
Ve son olarak beni aşırı kızdıran o paragraf, defalarca korkunç bir şekilde tecavüze uğramış 11 yaşında kız hakkında yazdıkları: "Hamile kalıp çocuk yapmanın kadınlar için tek yaşama amacı olduğunu söylüyor değilim. Nasıl bir yaşam seçeceği, herkesin kendine kalmış bir şeydir. Fakat bir kadının, kadın olarak doğal hakkının, birileri tarafından daha kadın bile olmadan önce zorla elinden alınmasının affedilemez bir şey olduğunu söylemeye çalışıyorum."
Bok tabi ki senin asıl sinirlendiğin konu bu ve tabi ki de bunu kadın bir karaktere söyletirsin. konuşamayan cinsel organı ve rahmi parçalanmış küçük bir kız hakkında üzüleceğin konu tam da bu olur zaten.
Hikayenin devam eden kısmında 11 yaşındaki kıza tecavüz eden adamı cezalandırmaktan bahsediyorlar ve sonra da cezalandırmaları gerekli mi diye emin olmaya çalışırlarken şöyle bir cümle kuruyorlar " Adamın bu sapık eylemlerini tekrarladığı kesin değil mi?" Sanki tek bir kişiye yapmış olsa bu bir şekilde göz ardı edilebilirmiş gibi.
Sen yazma taciz tecavüz konusunu sen işleme gözünü seveyim. git başka konuları anlat. bunları anlatmak sana kalmamış
Aylar sonra gelen güncelleme: Ben üçüncü kitabı da bu yazıyı yazdıktan bir ay kadar sonra bitirdim ama bitirince ilk sinirimden eser kalmadığı için bu yazı da böylece kaldı. Ocakta yazılmış yazıyı Ağustosta bu haliyle paylaşmaya karar aldım.
*Bir hışımla yazmaya başlayıp sonradan toparlama hissi hiç gelmediği için kenarda bekliyordu ama yine de paylaşayım dedim. Bu sebeple darmadağın biraz kusura bakmayın lütfen
Yorumlar
Yorum Gönder